28 Temmuz 2013 Pazar
Anlayabilmek...
"These things are -madness, time crunches, chaos- happening around you; nothing is happening to you..."
yoga
* Tibet Yaşam Pınarı yoga hareketleri: 5 hareket
1. HAREKET
Kollarınızı omuzlarınızın hizasından yere yatay durumda açarak dik durun. Başınız hafifçe dönene kadar saat yönünde kollarınız açık dönün. Dönüşlerinizin sayısını yavaşça 1'den 21'e kadar arttırın.
Nefes alıp verme: Dönüşlerinizi yaparken karnınızdan derin bir şekilde nefes alıp verin.
Faydaları: Dolaşımı geliştirerek varisli damarlar, osteoporoz ve bas ağrılarına iyi geliyor. Her gün yapmak tüm bedeni gençleştiren bir süreci başlatabilir.
2. HAREKET Sırtüstü olarak yere yatın. Kollarınızı, avuçiçleriniz yere bakar şekilde, parmaklar kapalı, iki yanınıza uzatın. Çenenizi göğsünüze gömecek şekilde başınızı yerden kaldırın. Bunu yaparken bacaklarınızı, dizlerinizi kırmadan dümdüz yukarı kaldırın. Hatta mümkünse başınıza doğru çekin. Bu arada dizleri kırmamalısınız. Sonra yine ağır ağır dizlerinizi kırmadan bacaklarınızı ve başınızı yere doğru indirin. Kaslarınızı gevşettikten sonra yeniden harekete başlayın.
Nefes: Başınızı ve bacaklarınızı kaldırırken derince nefes alın, indirirken verin.
Faydaları: Tiroit bezi, böbreküstü bezleri, böbrekler, sindirim organları ve prostat ile rahmi de içine alacak şekilde cinsel organlar ve bezler üzerinde onarıcı bir etkisi var. Arterit, osteoporoz, düzensiz regller, menopoz semptomları, sindirim ve bağırsak sorunları, sırt ağrısı, bacak ve boyunlardaki sertliğe iyi geliyor.
Nefes: Başınızı ve bacaklarınızı kaldırırken derince nefes alın, indirirken verin.
Faydaları: Tiroit bezi, böbreküstü bezleri, böbrekler, sindirim organları ve prostat ile rahmi de içine alacak şekilde cinsel organlar ve bezler üzerinde onarıcı bir etkisi var. Arterit, osteoporoz, düzensiz regller, menopoz semptomları, sindirim ve bağırsak sorunları, sırt ağrısı, bacak ve boyunlardaki sertliğe iyi geliyor.
3. HAREKET Bedeniniz dik duracak şekilde dizlerinizin üzerine oturun. Ellerinizi baldır kaslarınızın üzerine yerleştirin. Çeneniz göğsünüze değecek şekilde başınızı ve boynunuzu öne doğru sarkıtın. Ardından bel kemiğinizi mümkün olduğunca geriye doğru yaylandıracak şekilde başınızı ve boynunuzu geriye doğru sarkıtın. Bu egzersiz boyunca ayaklarınız yere dik, ayak parmaklarınız kıvrık durmalı. Geriye doğru yaylandıkça el ve kollarınızla baldırlarınızdan güç alacaksınız. Mümkün olduğunca geriye doğru yaylandıktan sonra bedeninizi doğrultun ve harekete baştan başlayın.
Nefes: Omurganızı yaylandırırken karnınızdan derin bir nefes alıp, doğrulurken nefesinizi verin.
Faydaları: İkinci gibi üçüncü de tiroit bezlerini, böbreküstü bezleri, böbrekleri, sindirim sistemi organlarını ve prostat ile rahmi de içine alarak cinsel organları gençleştiriyor. Menopoza girmiş ve düzensiz veya tembel regl dönemleri geçirme eğilimindeki kadınlar için özellikle iyi.
Nefes: Omurganızı yaylandırırken karnınızdan derin bir nefes alıp, doğrulurken nefesinizi verin.
Faydaları: İkinci gibi üçüncü de tiroit bezlerini, böbreküstü bezleri, böbrekleri, sindirim sistemi organlarını ve prostat ile rahmi de içine alarak cinsel organları gençleştiriyor. Menopoza girmiş ve düzensiz veya tembel regl dönemleri geçirme eğilimindeki kadınlar için özellikle iyi.
4. HAREKET
Ayaklarınız arasında biraz mesafe bırakıp bacaklarınızı dümdüz öne uzatarak yere oturun. Gövdesiniz dik dururken, ellerinizi avuçiçleriniz yere bakacak şekilde kalçalarınızın iki yanına koyun. Çeneniz göğsünüze değecek şekilde, başınızı öne doğru sarkıtın, ardından başınızı mümkün olduğunca geriye doğru sarkıtırken kollarınızdan kuvvet alarak kalçalarınızı havaya kaldırın. Gövdeniz havada, kollarınız dimdik, dizleriniz 90 derece kırılmış dururken bedeninizdeki tüm kasların kasıldığını hissedin. Başlangıçtaki oturur pozisyona dönerken kaslarınızı da gevşetin. Tekrarlamadan önce biraz dinlenin.
Nefes: Gövdenizi kaldırırken derin bir nefes alın, kaslarınızı sıkarken nefesinizi tutun, yere inerken nefesinizi bırakın.
Faydaları: Tiroit bezi, sindirim sistemi, prostat ile rahmi de içine alacak şekilde cinsel organları ve bezleri dolaşım ve lenfatik akış üzerinde canlılık veren bir etkisi var. Karın bölgesini, uylukları, kolları ve omuzları güçlendirir. Eğer sinüs tıkanıklığınız varsa bu hareketin burun deliklerinizi açtığını da fark edebilirsiniz.
Ayaklarınız arasında biraz mesafe bırakıp bacaklarınızı dümdüz öne uzatarak yere oturun. Gövdesiniz dik dururken, ellerinizi avuçiçleriniz yere bakacak şekilde kalçalarınızın iki yanına koyun. Çeneniz göğsünüze değecek şekilde, başınızı öne doğru sarkıtın, ardından başınızı mümkün olduğunca geriye doğru sarkıtırken kollarınızdan kuvvet alarak kalçalarınızı havaya kaldırın. Gövdeniz havada, kollarınız dimdik, dizleriniz 90 derece kırılmış dururken bedeninizdeki tüm kasların kasıldığını hissedin. Başlangıçtaki oturur pozisyona dönerken kaslarınızı da gevşetin. Tekrarlamadan önce biraz dinlenin.
Nefes: Gövdenizi kaldırırken derin bir nefes alın, kaslarınızı sıkarken nefesinizi tutun, yere inerken nefesinizi bırakın.
Faydaları: Tiroit bezi, sindirim sistemi, prostat ile rahmi de içine alacak şekilde cinsel organları ve bezleri dolaşım ve lenfatik akış üzerinde canlılık veren bir etkisi var. Karın bölgesini, uylukları, kolları ve omuzları güçlendirir. Eğer sinüs tıkanıklığınız varsa bu hareketin burun deliklerinizi açtığını da fark edebilirsiniz.
5. HAREKET
Yüzükoyun yere uzanın. Hareket boyunca yere koyduğunuz ellerinizden ve ayak parmaklarınızdan güç alacaksınız. Gövdeniz bir sarkma pozisyonu alacak şekilde kollarınız yere dik dururken, omurganızı öne doğru yaylandırarak başlayın. Bir yandan da başınızı mümkün olduğunca geriye doğru sarkıtın. Ardından ayaklarınızı yere tam basarak kalçanızı yukarıya doğru çekin, bedeniniz ters bir V şeklinde dururken çenenizi de göğsünüze doğru çekin. Sonra tekrar kalçanızı yere doğru sarkıtıp sırtınızı yaylandırın.
Nefes: Bedeninizi yukarı doğru çekerken derin bir nefes alın, aşağı inerken nefesinizi bırakın.
Faydaları: bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkisi olan dolaşım ve lenfatik akışın geliştirilmesine yardımcı olur. Derin soluk alıp vermeyi, enerji ve canlılığı uyarır. Diğer hareketlerde olduğu gibi özellikle menopoz ve düzensiz regl dönemleri semptomlarını hafifletiyor.
Yüzükoyun yere uzanın. Hareket boyunca yere koyduğunuz ellerinizden ve ayak parmaklarınızdan güç alacaksınız. Gövdeniz bir sarkma pozisyonu alacak şekilde kollarınız yere dik dururken, omurganızı öne doğru yaylandırarak başlayın. Bir yandan da başınızı mümkün olduğunca geriye doğru sarkıtın. Ardından ayaklarınızı yere tam basarak kalçanızı yukarıya doğru çekin, bedeniniz ters bir V şeklinde dururken çenenizi de göğsünüze doğru çekin. Sonra tekrar kalçanızı yere doğru sarkıtıp sırtınızı yaylandırın.
Nefes: Bedeninizi yukarı doğru çekerken derin bir nefes alın, aşağı inerken nefesinizi bırakın.
Faydaları: bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkisi olan dolaşım ve lenfatik akışın geliştirilmesine yardımcı olur. Derin soluk alıp vermeyi, enerji ve canlılığı uyarır. Diğer hareketlerde olduğu gibi özellikle menopoz ve düzensiz regl dönemleri semptomlarını hafifletiyor.
Not: Yukarıdaki şemalar ve bazı bilgiler Lifeevents.org adlı siteden alınmıştır.
“Az çoktur aslında”
Bir insan bu kadar mı “az” görünür,
Herkese sunduğu onca “çokluğa” rağmen.
Bakışında saklı muzip bir çocuk edasıyla
Nasıl böyle bilge sözler söylenir?
Kendiyle çokca dalga geçip nasıl bunca az gücenilir?
Koca bir yürek nasıl sığar bir yumrukluk kalbine?
Nasıl sezilir azdan çok?
Daha da ötesi nasıl “az” söylenir bunca “çok”?
Yalın içtenliği ile sadece kendisidir aslında.
Azdır ama daha çoktur babam.
Hayattaki bunca çokluk arasında
Azlığı ile daha çoktur.
Umarım ben de damıtabilirim,
Budanabilirim, güçlenebilirim,
Özütebilirim, azaltabilirim çoğalarak.
Umarım senin gibi olabilirim.…
En “az” en “çok” duygularla….Babama…
Bir insan bu kadar mı “az” görünür,
Herkese sunduğu onca “çokluğa” rağmen.
Bakışında saklı muzip bir çocuk edasıyla
Nasıl böyle bilge sözler söylenir?
Kendiyle çokca dalga geçip nasıl bunca az gücenilir?
Koca bir yürek nasıl sığar bir yumrukluk kalbine?
Nasıl sezilir azdan çok?
Daha da ötesi nasıl “az” söylenir bunca “çok”?
Yalın içtenliği ile sadece kendisidir aslında.
Azdır ama daha çoktur babam.
Hayattaki bunca çokluk arasında
Azlığı ile daha çoktur.
Umarım ben de damıtabilirim,
Budanabilirim, güçlenebilirim,
Özütebilirim, azaltabilirim çoğalarak.
Umarım senin gibi olabilirim.…
En “az” en “çok” duygularla….Babama…
27 Temmuz 2013 Cumartesi
denge
insanın da eşyanın da huylusu güzel. Huyu olacak. O kapı ancak şöyle açılacak, tutup çekerek, tek sen açabiliyor olacaksın. Bu sehpa ancak şuraya dayanınca düzgün duracak, çünkü vaktiyle onu öyle kanadı kırık bırakan bir şey olmuş olacak, unutmak istemediğin bir şey. Bu fincanın muhakkak bir küçük kırığı olacak ağzında, hep ayarlaman gerekecek içerken. O çantanın bir cebi delik olacak, hep aklında tutman gerekecek hangisiydi. O paltonun cebinde bir mürekkep izi olacak, dalgın bir günün, açık unutulmuş bir kalemin hatırası. Koltukların kollarında bir çocuğun resim çalışmaları olacak, elbette sabit kalemle yapılmış. O ayakkabı burnunda, bir gün öfkeyle atılmış bir tekmenin mührünü taşıyacak.
Belalı...
Huyu olacak, izi olacak. Eşyanın da insanın da. İnsan dediğin de yani mesela, şu krem rengi koltuk takımları gibi olmayacak. Belalı olacak. Kadını da erkeği de. Hayır, "arıza" değil, lüzumsuz tiyatrolu, hezeyanlı değil. Öyle bir moda var şimdi, genç kadınlar bilhassa "arıza" oluyor filan, çok havalı gibiymiş gibi falan. Öyle değil. Gerçek bir iz olacak. Gerçek bir iz olduğunda çünkü, saklamak istersin, tıpkı palto cebindeki mürekkep izi gibi. Kaçınmak istersin, tıpkı fincanın ağzındaki kırık gibi. Öyle yani, bir tuhaf, değişmez huyu olacak insanın. Yara izi olacak mesela, muhakkak. Kadını da erkeği de. Tıpkı palton, fincanın ve eski sehpan gibi, insanı da işe yaradığı için değil, o huyu bir tek sen bildiğin için seveceksin. O kapıyı bir tek sen açabildiğin, o kapıdan içeri girebildiğin gibi.
Sentez
Hayat kocaman bir şey, ha? Ne dersiniz? Aslında kocaman. İçinde Kraliçe Elizabeth var, Che var, milyonlarca ölmüş insan var, trilyonlarca kahraman, katrilyon macera. Senin bir önemin yok yani, yaptığın yanlışların ise yok değerinde ehemmiyetsiz. Ama sonra küçük şeyler var işte, minnacık izler, eşyanın ve insanın izleri. Hayat bu akıl almaz büyük ile gözle zor görünür küçüklük arasında bir denge. O büyüklüğü akılda tutup o küçük şeyleri görebilmekle ilgili bir "sentez".
Bir denge var. Apaçık yaşadıklarımızla sadece bizim bildiklerimiz arasında bir denge. Herkesin izlerken kederli diye düşündüğü senin büyük filminde sadece senin gördüğün küçük bir sahne. Diyelim ki bir kedinin daldan düşmüş çiçekle oynayıp oynayıp sonra dönüp giderken çiçek kendini takip edebilirmiş gibi şüphelenip şüphelenip geri dönüp bakması gibi komik bir an. Kimsenin görmediği gülüşünle herkesin gördüğü ağlamalar arasında bir yerdesin sen. Ama birazcık daha kendi gülüşünde...
Bilmezler
Kimse bilemez. Evet evet kimse bilemez. En yakınındaki bile. Senin dengen nerede kuruluyor, göremez. Çok başarısız, çok hüzünlü, çok zor görünen hayatında sadece senin küçük, görünmez gülümsemelerinden, kendine yaptığın aptalca şakalardan oluşan ve senin aslında yürümeni sağlayan dengeyi kimse göremez. O çiziklerle dolu koltuğu niye cilalatmadığını... O kapıyı niye tamir ettirmediğini... Niye hala o fincan, niye hala o palto, niye hala o ahmak adam/kadın... Bilmezler, bilmesinler de zaten. Çünkü hayat seni kimsenin görmediği bir yerde. Hayat, bir huy. Bir iz. Hassas bir denge. Ayakkabının burnunda bir tekme izi.
Düşünüyorum da, bir yerden bakıldığında her şey güzel aslında. Sadece senin bildiğin bir yerden ama...
Ece Temelkuran Birgün Gazetesi
26 Temmuz 2013 Cuma
Ekolojik Dönüşüm; hızlı değil "hazlı", tüketici olarak değil "türetici" olarak yaşamak...
Bir Yaşam
Bölgesel Çevre Merkezi
Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Der.
Çamtepe Ekolojik Yaşam Kültürü Merkezi
Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği
Dedetepe Ekolojik Çiftliği
Ekolojik Anayasa
Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği
Ekolojik Yerleşkeler Ağı
Ekoturizm ve Sürdürülebilir Turizm Der.
Fikir Sahibi Damaklar
Greenpeace Türkiye
Güneşköy
İTÜ Sürdürülebilir Enerji Araştırma Grubu
Marmariç Permakültür
Organik Köy – Karaağaç
Patika Yolcuları
Permakültür Araştırma Enstitüsü
Permakültür Platformu
SÜRKAL
Tarladan Çatala Gıda Güvenliği
Taşevi Köyü Organik Kayısı Derneği
Yeşil Gazete
Yeşil Kutu
Yeşilist
buğday tanesi
Bir buğday tanesi, ilk yağmur damlalarının dokunuşu; Güneş’in ışınlarını doğru eğimden göndermesi ve toprağın doğurganlığı ile filizlenir, gelişir, genç ve güzel, yemyeşil bir bitki olur. Sonra yazın kuraklığı ve sıcaklığı ile sararmaya başlar. Bitki, bütünü ile ölüme, çürüyüp toprağa dönmeye hazırlanırken, en üstte, başakta yeni tohumlar oluşur. ‘Can’, hayatsal bilgiler, yeni buğdayların potansiyeli bu tohumlarda toplanır ve zamanı geldiğinde… Spiral bir sonraki halkadan devam eder döngüsüne yeni buğdaylar çimlenir.
Evrende, en küçük hücreden gezegenlere, Güneş Sistemleri’ne kadar tüm varlıklarda bu spirali görebiliriz. Gece-gündüz, dünyanın dönmesi onu her sabah bir ileri noktaya getiriyor, mevsimler oluyor, her yıl bir sonrakinden devam ediyor yaşamına gezegenimiz. Sonsuz spiraller iç içe, hepsi birbirine bağlı, mükemmel bir düzende hareketlerine devam ederken, içinde yaşadığımız modern iletişim ağı, bir yandan belli konulardaki bilgi akışını, ulaşımı, pek çok çağdaş işi hızlandırmakta, diğer yandan da bizi çokça kendimize yabancılaştırıp, diğer insanlardan, çevreden ve evrenin doğal döngülerinden kopartmakta. Bu, bizim algılayabildiğimizce olayın olumsuz, acı yönü.
Benim hissetiğim ise Çin denge işaretinde (burada yin-yang işaretini çizmiş) sembolize edildiği gibi, olumsuzluğun en yoğun olduğu yerde bir beyaz nokta, patlamaya hazır olgun bir tohum var. Bizim de içimizde, gezegenin spiralinde yaklaştığı, insanlığın, yeniden özüne dönmüş, evren ile bütünlüğünü hissederek yaşayacağı zamanın duyguları gizli. Günümüzde doğu felsefelerine, alternatif tıbba, bilinçli beslenmeye, kendini tanımaya yönelik çalışmalara, organik tarıma, ekolojik yaşam kurma hareketlerine hatta habitat toplantıları, temiz politika arayışları-genel ekonomi sorgulamaları dahil, yapıcı, olumlu hareketlere yöneliş tamamen içimizdeki tohum enerjisinin kıpırdanmasıdır.
İstiyoruz ki, elinizdeki bu bülten, Türkiye’de bu konularda insanların iletişimine yardım eden, pratik bilgilerle donatılmış, okuyucularının sahibi olduğu yaşayan bir çatı haline gelsin. Bu çatıyı da sizlerle, gereken alanı kaplayacak büyüklükte ve sağlam yapalım.
Yeni yılda hepimizin yaşamı bir buğday tanesininki kadar ‘SAF’-‘TEMIZ’ ve ‘TAM’ olsun…
Victor Ananias
Victor’un 1. sayıdaki (Buğday Bülteni, 1998) el yazısıyla yazdığı yazısı
20 Temmuz 2013 Cumartesi
Başlangıç
Yeni bir hayat mümkün!
Anlatacak çok şey var. Aktaracak... Birikterecek...
Sadece benim iyi olmam yetmez.
Sadece benim bilmem yetmez.
Gelin beraber olalım.
Siyah ve griler geride kalsın, aydınlık ve güneş önümüzde dursun.
Hayat her şeyiyle bir bütün.
Ve insan; ruhuyla, bedeniyle, çevresiyle bir bütün.
Öze dönmeli.
Doğaya...
Kendimize...
En içimizdekine
En dışımızda gözükene...
Merhaba.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















